Bu akşam ne izlemek istersiniz?
Her yapım kimin için iyi olduğunu ve kimin için olmadığını söyler. Bu akşam ne istediğinize dokunun, ya da birine hayır deyip nedenini söyleyin.
Yeşil Yol yapımına en yakın olanlar önce
Esaretin Bedeli 1994
Film
Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.
Esaretin Bedeli filminin yüzleri
- A friendship across decades
- Hope behind prison walls
- A quiet man nobody can read
Sizin için iyi, eğer
- you like an ending that makes you cry for good reasons.
- you watch for two men slowly becoming friends.
- you like a story that takes years, patiently, to pay off.
Sizin için kötü, eğer
- prison violence and abuse are too hard for you to watch.
- you want action. This is a slow, patient story.
Konular: hope · freedom · time · friendship
The Irishman 2019
Film
II. Dünya Savaşı'nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa'nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.
The Irishman filminin yüzleri
- A hitman looking back from a nursing home
- Jimmy Hoffa
- Decades of the mob
Sizin için iyi, eğer
- you like a slow, reflective gangster story.
- you like legends acting together one last time.
- you like an ending about loneliness and regret.
Sizin için kötü, eğer
- three and a half hours is far too long for you.
- you want a fast gangster film.
Konular: loyalty · ageing · regret
Guguk Kuşu 1975
Film
Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.
Guguk Kuşu filminin yüzleri
- A rebel in a psychiatric ward
- A nurse who controls everything
- A fishing trip with the patients
Sizin için iyi, eğer
- you like a performance full of energy and defiance.
- you like a ward full of unforgettable faces.
- you like an ending that hits like a stone.
Sizin için kötü, eğer
- you can't root for a petty crook. McMurphy fakes madness to dodge prison work, and the film is on his side.
- you can't stand institutional cruelty. Shock treatment and Nurse Ratched's rule weigh on the whole film.
Konular: freedom · authority · sanity
Orange Is the New Black 2013
Dizi
Eskiden işlediği bir suç yüzünden kadın hapishanesine atılan seçkin bir New Yorklu, burada hem dost hem düşman edinmekte gecikmez.
Orange Is the New Black filminin yüzleri
- A New Yorker sent to a women's prison
- Inmates with a backstory each
- Prison friendships, gangs and guards
Sizin için iyi, eğer
- you like a show where every inmate at Litchfield gets her own story.
- you like laughing at prison life while it hurts.
- you want women who become each other's family behind bars.
Sizin için kötü, eğer
- seven seasons is too much for you.
- you'd rather not watch frequent sex scenes, or you watch with others.
- you can't take deaths, addiction and abuse inside a prison.
Konular: prison · sisterhood · second chances
Milyonluk Bebek 2004
Film
Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.
Milyonluk Bebek filminin yüzleri
- A waitress who wants to box
- An old trainer who says no
- A bond like father and daughter
Sizin için iyi, eğer
- you want a boxing film that moves you to tears rather than to cheers.
- you like quiet, deep performances.
- you like two lonely people becoming family.
Sizin için kötü, eğer
- a story that turns to suffering and grief is too heavy for you tonight.
- you want a warm, uplifting sports film. Frankie and Maggie's story is a sad one.
Konular: dignity · family · loss
Baba II 1974
Film
Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.
Baba II filminin yüzleri
- A son ruling the family business
- A young father building it in old New York
- A brother's betrayal
Sizin için iyi, eğer
- you like a long, patient tragedy.
- you like two great performances in two eras.
- you like a dark family saga that offers no comfort.
Sizin için kötü, eğer
- over three hours is too long for one evening.
- you won't read subtitles. Young Vito's story is told almost entirely in Sicilian.
Konular: family · power · loneliness
Geçmişin Gölgesinde 1998
Film
Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Geçmişin Gölgesinde filminin yüzleri
- A neo-Nazi coming out of prison
- A younger brother following his path
- Black and white memories
Sizin için iyi, eğer
- you like a lead performance that's terrifying and then human.
- you can take a story with no easy comfort.
- you like watching someone try to unlearn hate.
Sizin için kötü, eğer
- one infamous scene of violence is too much for you.
- racism and hate crimes on screen are too heavy for you tonight.
Konular: hate · family · redemption
Piyanist 2002
Film
Wladyslaw Szpilman, Polonyalı başarılı bir piyanisttir. İkinci Dünya Savaşı'nda Almanların Polonya'yı işgal etmesiyle hayatı kâbusa döner. Musevi olduğu halde şans eseri toplama kamplarına gitmekten kurtulur ve Varşova'nın gettolarında yaşamaya başlar. Acı ve sefalet dolu yaşamı, bir gün bir Alman subayının ona yardıma gelmesi ve onu oradan kurtarmasıyla değişir.
Piyanist filminin yüzleri
- A pianist hiding in Warsaw
- Years alone in empty flats
- Music for an enemy officer
Sizin için iyi, eğer
- you like a quiet performance of pure survival.
- you like a true story that stays with you.
- you like watching someone hold on through everything.
Sizin için kötü, eğer
- the Holocaust shown in detail is too much tonight.
- two and a half hours is too long for your evening.
Konular: survival · art · humanity
The Wire 2002
Dizi
Baltimore sokaklarında geçen dizi; uyuşturucu ticareti, liman işçileri, siyaset, eğitim sistemi ve medyanın iç içe geçtiği katmanlı bir şehir portresi çizer. David Simon imzalı dizi, klasik bir polisiye gibi başlar ancak zamanla adalet, kurumlar ve bireyin sistem içindeki yerini sorgulayan gerçekçi bir toplumsal eleştiriye dönüşür. Her sezon farklı bir kuruma odaklanarak, "iyi" ile "kötü" arasındaki çizginin ne kadar bulanık olabileceğini gösterir.
The Wire filminin yüzleri
- Baltimore cops wiretapping a drug crew
- The docks, the schools, City Hall and the newspaper
- Dealers and detectives seen from both sides
Sizin için iyi, eğer
- you like seeing how police, politics and schools keep a city stuck.
- you like a case built patiently over a whole season.
- you want people like Omar, Stringer Bell and McNulty to stay with you.
Sizin için kötü, eğer
- you lose track with dozens of characters on both sides.
- you need some hope. Baltimore rarely changes here.
Konular: institutions · the drug war · loyalty
Duyguların Rengi 2011
Film
1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.
Duyguların Rengi filminin yüzleri
- Black maids in 1960s Mississippi
- A young writer collecting their stories
- A pie
Sizin için iyi, eğer
- you like a story of courage that moves you.
- you like strong, warm performances.
- you like humour that cuts through injustice.
Sizin için kötü, eğer
- you want the segregated South at its harshest. Here the anger comes wrapped in warmth and jokes.
- you roll your eyes at heartfelt lines like the ones Aibileen repeats to little Mae Mobley.
Konular: racism · friendship · courage
Sınırsızlar Kulübü 2013
Film
Film, uyuşturucu bağımlısı ve HIV taşıyıcısı Ron Woodroof'un hayatından esinleniyor. Ron Woodroof'a 1986 yılında AIDS yüzünden 30 günlük ömür biçilir. Teşhis sonrası FDA kurumundan yasal onaylı olarak kullanabileceği tek ilaç olan AZT'yi almaya başlayan Ron hızla ölümün eşiğine doğru sürüklendiğini fark eder. Çareyi ABD'de yasal olmayan ama dünyanın dört bir yanında bulunan, doğal ilaçlara başvurmakta bulur. Kendisiyle ilgilenen doktorlardan biri olan arkadaşı Eve Saks'ın da yardımıyla Ron farkında olmadan çevresindeki hastalar içinde bir iletişim ve satış ağı kurmuş olur. "Dallas Buyers Club" olarak bilinen bu oluşum FDA'nın tedavisi yerine alternatif tıbbı tercih edenlerin çaresi olur ve dahası hastalar üzerinde onaylı AZT'den daha çok işe yarar. Fakat durum çok geçmeden fark edilir ve ilaç firmaları ve FDA Ron'a karşı büyük bir savaş açar.
Sınırsızlar Kulübü filminin yüzleri
- A rodeo cowboy diagnosed with HIV
- Smuggling medicine across borders
- An unlikely partner
Sizin için iyi, eğer
- you like actors transformed, body and soul.
- you like true stories of people who fought the system.
- you like a prejudiced man who changes.
Sizin için kötü, eğer
- illness and dying from AIDS are too heavy for you tonight.
- you'd rather skip the blunt sex scenes, or you're watching with family.
Konular: survival · prejudice · defiance
12 Yıllık Esaret 2013
Film
1841'de New York'ta yaşayan Solomon Northup, kendisini müziğe adamış siyahi bir adamdır. Ailesiyle birlikte yaşayan Solomon, özgür yaşayan ve istediği şeyleri yapabildiği için mutlu bir adamdır. Fakat bir gün bir müzik işi için 2 adam ile tanışır ve çalışmak için Washington'a gider. İnandığı medeni dünya alt üst olur çünkü kendisini kaçırıp Güney'de bir çiflikte köle olarak çalışması için satarlar. Özgürlüğünü korumak için verdiği tüm emekler ve mücadele yerle bir olmuş, hayatı kabusa dönmüştür. Bu cehennemde Solomon acıyı, şiddeti, küçük düşürülmeyi yeniden öğrenecek ve isyan etmeye cesareti olmayan br grup insanın umutsuzluğuna şahit olacaktır. Sevdiklerini ve hayatını geri almak için ne yapması gerektiğini kesinlikle bulmuştur...
12 Yıllık Esaret filminin yüzleri
- A free man kidnapped into slavery
- Twelve years on plantations
- A hope he never lets go of
Sizin için iyi, eğer
- you like performances that are hard to watch and impossible to forget.
- you want history shown without looking away.
- you like a true story taken from Solomon Northup's own memoir.
Sizin için kötü, eğer
- the cruelty of slavery shown in full is too much tonight.
- whippings shown at length are too hard for you.
Konular: slavery · survival · dignity
Baba 1972
Film
Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.
Baba filminin yüzleri
- A family business that is a mafia
- A son who said he'd stay out
- A wedding, a horse, an offer
Sizin için iyi, eğer
- you like a story that takes its time and lands like a verdict.
- you like quiet actors saying a lot with one look.
- you like watching a decent man become someone else.
Sizin için kötü, eğer
- nearly three hours is too much for one evening.
- films from the 1970s feel slow and dated to you.
- sudden, cold killings ruin a film for you.
Konular: family · power · loyalty · America
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi 2008
Film
Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.
Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi filminin yüzleri
- A man born old who grows young
- A love that meets in the middle
- A century of America
Sizin için iyi, eğer
- you like a long, melancholy love story.
- you like two people who keep missing each other.
- you like a life that crosses the 20th century, from New Orleans in 1918 to the Second World War.
Sizin için kötü, eğer
- nearly three hours is too much for one evening.
- you want something to happen. It's slow and gentle.
Konular: time · love · mortality
The Handmaid's Tale 2017
Dizi
Dizi, Gilead isimli bir toplumda geçiyor. Doğal sebepler nedeniyle nüfus düşüşü yaşayan bu toplumda kadınlar devletin malı olarak kabul ediliyor. Toplumun yeniden çoğalması için üreme hizmetine zorlanan Offred, bu acımasız koşullarda hayatta kalmaya çalışıyor.
The Handmaid's Tale filminin yüzleri
- A woman forced to bear children for a ruling family
- A religious dictatorship in America
- A resistance in whispers
Sizin için iyi, eğer
- you like Elisabeth Moss saying everything with a stare into the camera.
- you like every conversation in Gilead feeling like it could be a trap.
- you like seeing how a regime controls women's bodies and words.
Sizin için kötü, eğer
- you can't watch rape and torture on screen.
- you can't stand hangings and mutilations.
- you need some hope, and here the hope comes slowly over six seasons.
Konular: freedom · motherhood · resistance · faith
Not Defteri 2004
Film
Sararmış bir not defterinden anlatılan ve yıllar önceden kopup gelen bir aşk hikayesi. 40'lı yıllarda ABD, Kuzey Karolayna'daki sahil kasabası Seabrook'a genç bir kız gelir. Ailesiyle geçireceği sakin bir yazı hayal eden Allie bir karnavalda tanıştığı Noah'la yakınlaşır. Noah kızı gördüğü anda hayatını birleştirmesi gereken insan olduğunu anlar.Genç kız zengin bir aileden geldiği ve delikanlı da değirmende çalışan bir işçi olduğu halde geleceği hiç düşünmeden rüya gibi bir yaz geçirirler ve iyice aşık olurlar. II. Dünya Savaşı'nın kızıştığı bir dönemde hayat, aşıkları ayırıverir. Sevdiği kızı aklından hiç çıkarmamış olan Noah savaştan döner. Oysa Allie gönüllü olarak çalıştığı bir askeri hastanede tanıştığı Lon ile evlenmek üzeredir.
Not Defteri filminin yüzleri
- A summer romance across classes
- Letters never received
- An old man reading to his wife
Sizin için iyi, eğer
- you're ready to cry from beginning to end.
- you like a big love story that lasts a lifetime.
- you like a kiss in the rain, played completely straight.
Sizin için kötü, eğer
- you can't watch a woman losing her memory to dementia.
- you want a love story that leaves you wondering. This one answers every question.
Konular: love · memory · class
Gizemli Nehir 2003
Film
19 yaşındaki bir genç kızın trajik cinayeti, hâlâ Boston'da yaşayan üç çocukluk arkadaşını yeniden bir araya getirir: Kurbanın mafya olan babası, bir dedektif ve her ikisinin de kızı öldürdüğünden şüphelendiği sorunlu bir adam.
Gizemli Nehir filminin yüzleri
- Three childhood friends in Boston
- A murdered daughter
- A past that never healed
Sizin için iyi, eğer
- you like raw, powerful acting.
- you like a tragedy with no clean ending.
- you like a murder investigation in a tight neighbourhood.
Sizin için kötü, eğer
- child abuse and a parent's grief are too heavy for you.
- you need momentum. Eastwood lets the grief and the silences run long.
Konular: trauma · guilt · loyalty
Kardeşler Takımı 2001
Dizi
2. Dünya Savaşı'nı anlatan en başarılı TV dizisi olarak gösterilen Kardeşler Takımı, askerler arasındaki görev duygusu, dostluk, güveni son derece etkileyici sahnelerle sergileyen bir cesaret öyküsü. Band of Brothers / Kardeşler Takımı, tarihçi ve biografçı Stephen Ambrose tarafından yazılan aynı adlı romanından uyarlanan, II. Dünya Savaşı temalı, 10 bölümlük televizyon dizisi serisidir. Ortak yapımcılığını, Akademi Ödüllü Er Ryan'ı Kurtarmak filminde beraber çalışan Steven Spielberg ve Tom Hanks üstlenmiştir. Dizi, II. Dünya Savaşı sırasında Amerikan ordusunun 506. Alay'ın 101. Hava Gücüne bağlı Easy Bölüğü askerlerinin yaşadıkları tecrübeler esas alınarak kurgulanmıştır. Dizi, öncelikle askerlerin temel eğitim aldığı Georgia'daki Toccoa kampından başlamıştır. Devamında ise Normandiya Çıkarması, Operasyon Market Garden ve savaşın sonunda doğru gerçekleşen Bastogne Savaşı ile sona ermiştir. Dizideki olaylar Ambrose'nin Easy Bölüğünden hayatta olanlar ile gerçekleştirdiği bire bir röportajlar ile şekillendirilmiştir. Ayrıca savaş sonrası hayatta kalmayı başaran askerlerin yazdıkları kitaplardan da yararlanılmıştır.
Kardeşler Takımı filminin yüzleri
- The paratroopers of Easy Company
- A night jump over Normandy on D-Day
- The Battle of the Bulge in winter
Sizin için iyi, eğer
- you want a war story built from the real men's interviews and letters.
- you like soldiers who become brothers, from training in Georgia to the end.
- you want to follow one company from Normandy to Bastogne and the end of the war.
Sizin için kötü, eğer
- you can't watch men wounded and killed in combat.
- you need some lightness, and the cold of Bastogne and the camps are too much for you.
Konular: brotherhood · courage · war
Özgürlük Yolu 2007
Film
Genç Christopher McCandless’ın ilham veren gerçek hikayesinden uyarlanan Into the Wild, rahat ve konforlu yaşamını terk ederek Alaska’nın kırsalında hayatının en büyük meydan okumasını gerçekleştirmek ve özgürlüğü yaşamak için yollara düşen Christopher’ın hikayesini anlatıyor. Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Sean Penn’e yıldız oyuncular William Hurt, Marcia Gay Harden, Vince Vaughn, Catherine Keener ve Hal Holbrook eşlik ediyor. Özgürlüğe Giden Yolda, “güzel olduğu kadar heyecan verici, eğlenceli ve çoşkulu.”
Özgürlük Yolu filminin yüzleri
- A graduate who gives everything away
- A road trip across America
- An abandoned bus in Alaska
Sizin için iyi, eğer
- you like wide landscapes and life in the wild.
- you like a young man searching for meaning.
- you like the true story of a graduate who gave away his savings and hitchhiked to Alaska.
Sizin için kötü, eğer
- two and a half hours is too long for your evening.
- you can't watch parents suffering. His family waits two years with no word from him.
Konular: freedom · family · nature
Chernobyl 2019
Dizi
1986 senesinde Sovyet nükleer santralinde meydana gelen patlama sonrası santral işçileri ve itfaiyeciler faciayı kontrol altına almaya çalışır.
Chernobyl filminin yüzleri
- The night a reactor exploded
- Scientists against the lies of a state
- Men sent onto the roof
Sizin için iyi, eğer
- you like dread that never lets go.
- you want to understand a real disaster.
- you can take a grim, unflinching story.
Sizin için kötü, eğer
- radiation sickness shown in detail is too hard for you.
- you can't watch animals being shot. Soldiers clear the zone of the pets left behind.
Konular: truth · sacrifice · lies