Bu akşam ne izlemek istersiniz?
Her yapım kimin için iyi olduğunu ve kimin için olmadığını söyler. Bu akşam ne istediğinize dokunun, ya da birine hayır deyip nedenini söyleyin.
Esaretin Bedeli yapımına en yakın olanlar önce
Yeşil Yol 1999
Film
Edgecomb, hikayesini anlatırken bir huzurevinde yaşamaktadır ve hapishanedeki görevinin üzerinden yıllar geçmiştir. Hapishanedeki hücrelerinden alınan idam mahkumlarının elektrikli sandalyenin bulunduğu ölüm odasına giderken yürüdükleri, bir millik yeşil yolda yaşananlara her defasında tanık olan Edgecomb, ömrü boyu unutamayacağı olaylara tanık olur. Edgecomb, yıllar boyunca sayısız idam mahkumu nakleder ama hiç birisi onu John Coffey kadar etkilemez. Oldukça iri yarı bir adam olan Coffey, iki küçük kızı öldürmek suçundan idama mahkum olmuştur. Ürkütücü görünümünün aksine oldukça ince, kırılgan ve düşünceli bir yapıya sahip olan Coffey, bazı doğaüstü güçlere sahiptir. Edgecomb'un ona gerçekten suçlu olup olmadığını sorması ile aralarında bir diyalog başlar.
Yeşil Yol filminin yüzleri
- A gentle giant on death row
- Guards who start to doubt
- A small miracle in a prison
Sizin için iyi, eğer
- you like Michael Clarke Duncan as a giant of a man who is afraid of the dark.
- you like guards and prisoners becoming people to each other.
- you like a story about goodness in an ugly place.
Sizin için kötü, eğer
- over three hours is too much for one evening.
- executions shown on screen are too hard for you.
Konular: justice · mercy · death
The Wire 2002
Dizi
Baltimore sokaklarında geçen dizi; uyuşturucu ticareti, liman işçileri, siyaset, eğitim sistemi ve medyanın iç içe geçtiği katmanlı bir şehir portresi çizer. David Simon imzalı dizi, klasik bir polisiye gibi başlar ancak zamanla adalet, kurumlar ve bireyin sistem içindeki yerini sorgulayan gerçekçi bir toplumsal eleştiriye dönüşür. Her sezon farklı bir kuruma odaklanarak, "iyi" ile "kötü" arasındaki çizginin ne kadar bulanık olabileceğini gösterir.
The Wire filminin yüzleri
- Baltimore cops wiretapping a drug crew
- The docks, the schools, City Hall and the newspaper
- Dealers and detectives seen from both sides
Sizin için iyi, eğer
- you like seeing how police, politics and schools keep a city stuck.
- you like a case built patiently over a whole season.
- you want people like Omar, Stringer Bell and McNulty to stay with you.
Sizin için kötü, eğer
- you lose track with dozens of characters on both sides.
- you need some hope. Baltimore rarely changes here.
Konular: institutions · the drug war · loyalty
The Irishman 2019
Film
II. Dünya Savaşı'nda görev almış eski bir asker olan Frank Sheeran, yıllar boyu Bufalino suç örgütü için çalışmıştır. Birçok ünlü isim için dolandırıcılık, tetikçilik yapan ve ‘İrlandalı’ lakabı ile anılan Sheeran, aynı zamanda işçi sendikası memurudur. Frank Sheeran’ın hayatından kesitlerin sunulduğu filmde, Amerikan tarihinin en gizemli suç olaylarından biri olan işçi lideri Jimmy Hoffa'nın ortadan kayboluşuna da değiniliyor.
The Irishman filminin yüzleri
- A hitman looking back from a nursing home
- Jimmy Hoffa
- Decades of the mob
Sizin için iyi, eğer
- you like a slow, reflective gangster story.
- you like legends acting together one last time.
- you like an ending about loneliness and regret.
Sizin için kötü, eğer
- three and a half hours is far too long for you.
- you want a fast gangster film.
Konular: loyalty · ageing · regret
Orange Is the New Black 2013
Dizi
Eskiden işlediği bir suç yüzünden kadın hapishanesine atılan seçkin bir New Yorklu, burada hem dost hem düşman edinmekte gecikmez.
Orange Is the New Black filminin yüzleri
- A New Yorker sent to a women's prison
- Inmates with a backstory each
- Prison friendships, gangs and guards
Sizin için iyi, eğer
- you like a show where every inmate at Litchfield gets her own story.
- you like laughing at prison life while it hurts.
- you want women who become each other's family behind bars.
Sizin için kötü, eğer
- seven seasons is too much for you.
- you'd rather not watch frequent sex scenes, or you watch with others.
- you can't take deaths, addiction and abuse inside a prison.
Konular: prison · sisterhood · second chances
Baba 1972
Film
Mario Puzo'nun çok satan kitabından Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola tarafından sinemaya uyarlanan eser, 40'lar ve 50'lerin Amerika'sında, bir İtalyan mafya ailesinin destansı öyküsünü konu alıyor. Corleone ailesi, Don Vito Corleone'nin başında olduğu, suça dayalı bir örgüt kurmuş olan İtalyan asıllı meşhur bir ailedir. Aile, New York'taki diğer dört aileyle birlikte New York'un yeraltı işlerini yönetmektedir. Ancak Corleone ailesini diğerlerinden ayıran özelliği, Don Corleone'nin cebinde bozuk para gibi taşıdığı politikacılar ve yargıçlardır. Politikacılar ve yargıçlarla olan bu yakın ilişkileri diğer ailelerin açamadığı kapıları açabilmesini sağlamaktadır.
Baba filminin yüzleri
- A family business that is a mafia
- A son who said he'd stay out
- A wedding, a horse, an offer
Sizin için iyi, eğer
- you like a story that takes its time and lands like a verdict.
- you like quiet actors saying a lot with one look.
- you like watching a decent man become someone else.
Sizin için kötü, eğer
- nearly three hours is too much for one evening.
- films from the 1970s feel slow and dated to you.
- sudden, cold killings ruin a film for you.
Konular: family · power · loyalty · America
Guguk Kuşu 1975
Film
Eyalet Akıl Hastanesi'nde kısa bir tatil kulağa pek de kötü gelmiyor, öyle değil mi? Randle P. McMurphy, damarlarında kan yerine elektrik dolaşan, ağzı çok iyi laf yapan özgür ruhlu bir mahkumdur. McMurphy, deli numarası yaparak kendisini "kaçıklar" olarak nitelediği adamların yanına aldırır. Hemen ardından, onun bulaşıcı düzensizlik sevdası, yeni geldiği yerdeki uyuşturucu rutinle karşı karşıya gelir. McMurphy, Dünya Kupası maçları oynanırken yeni arkadaşlarının yatıştırıcı ilaçlara boğulmuş bir şekilde ortalıkta bornozlarla dolaşmasına dayanamaz.
Guguk Kuşu filminin yüzleri
- A rebel in a psychiatric ward
- A nurse who controls everything
- A fishing trip with the patients
Sizin için iyi, eğer
- you like a performance full of energy and defiance.
- you like a ward full of unforgettable faces.
- you like an ending that hits like a stone.
Sizin için kötü, eğer
- you can't root for a petty crook. McMurphy fakes madness to dodge prison work, and the film is on his side.
- you can't stand institutional cruelty. Shock treatment and Nurse Ratched's rule weigh on the whole film.
Konular: freedom · authority · sanity
Ölü Ozanlar Derneği 1989
Film
50'lerin Welton Akademisi, ciddi, disiplinli ve akademik çevrelerde saygınlığı yüksek olan bir okuldur. Okul yönetiminin muhafazakar ve ortodoks tavırları okulu öğrenciler için sıkıcı ve bunaltıcı bir hale getirmektedir. Fakat yeni ingilizce öğretmeni John Keating'in okula atanmasıyla çok şey değişecektir.Keating öğrencilerine ders kitaplarını yırtıp atmalarını, kalıplaşmış düşünce şekillerinden uzaklaşmalarını ve hayatlarını dolu dolu yaşamalarını öğütlemesiyle okulun statükocu tavrına son derece zıt bir profil çizmektedir. Öğrencilerini şiir ve nitelikli edebi yapıtlarla tanıştıran Keating onların pek çoğu üzerinde derin bir etki yaratır ve onların geleceğe dair hayallerinin şekillenmesini sağlar. Elbette Keating’in yaklaşımının okul yönetimi tarafından farkedilmesi ve üstüne gidilmesi uzun sürmeyecektir. Fakat okul müdürü Nolan Keating’i okuldan uzaklaştırma kararı aldığında hayatlarını değiştirdiği öğrencileri Keating’i savunmak için harekete geçerler.
Ölü Ozanlar Derneği filminin yüzleri
- A teacher who stands on desks
- Boys reading poetry in a cave
- Carpe diem
Sizin için iyi, eğer
- you like a school drama that can move you to tears, carried by Robin Williams as a warm, funny teacher.
- you like big, sincere ideas about living fully.
- you like a group of boys finding their own voices.
Sizin için kötü, eğer
- a boy crushed by his father's plans for him is too hard for you tonight.
- you want things to happen fast. Here it's poems read in a cave at night.
Konular: freedom · conformity · youth
Duyguların Rengi 2011
Film
1960'lı yılların Mississippi eyaletinde geçen filmde Eugenie “Skeeter” Phelan, iyi bir eğitim alarak mezun olmuş bir genç kızdır ve diğer yaşıtı kız arkadaşları gibi evlenip, çocuk yapmak yerine kendine meslek edinmek ister. Bir yazar olmak isteyen Skeeter, annesinin “evlenip yuva kurması” gibi beklentilerini de boşa çıkartarak yerel bir gazetede küçük bir köşe sahibi olur. Ev işlerinde püf noktalarını yazdığı bu minik köşe için en yakın arkadaşının siyahi hizmetçisi Aibileen Clark'tan yardım ister ve böylece kendisini sıradışı bir projeye başlarken bulur. Bu gizli projede dokunaklı hikayeler yazmaya başlayınca ona bu ilhamı veren hizmetçi Aibileen ve arkadaşı Minny'nin anlattığı gerçek hikayelerinden çok etkilenir ve bu siyahi hizmetçilerin yaşadığı insanlık dışı muameleyi ortadan kaldırmayı kafasına koyar.
Duyguların Rengi filminin yüzleri
- Black maids in 1960s Mississippi
- A young writer collecting their stories
- A pie
Sizin için iyi, eğer
- you like a story of courage that moves you.
- you like strong, warm performances.
- you like humour that cuts through injustice.
Sizin için kötü, eğer
- you want the segregated South at its harshest. Here the anger comes wrapped in warmth and jokes.
- you roll your eyes at heartfelt lines like the ones Aibileen repeats to little Mae Mobley.
Konular: racism · friendship · courage
Milyonluk Bebek 2004
Film
Frankie Dunn ringlerde yaşadığı yıllar boyunca müthiş dövüşçüler yetiştirmiştir. Öğrencisi olan boksörlere öğrettiği en önemli ders ise kendi hayatı için de temel kabul ettiği, her şeyden önce kendini korumaktır. Onu kızından soğutan ve uzak tutan acı deneyimi yüzünden uzun zamandır hiç kimse ile yakın olmamaya çalışmaktadır. Tek arkadaşı Scrap, onun spor salonuna göz kulak olmakta ve kaba dış görünümünün altında, 23 yıldır yakasını bırakmayan bir affedilme beklentisi olduğunu bilmektedir ve bir gün Maggie Fitzgerald, spor salonuna gelir.
Milyonluk Bebek filminin yüzleri
- A waitress who wants to box
- An old trainer who says no
- A bond like father and daughter
Sizin için iyi, eğer
- you want a boxing film that moves you to tears rather than to cheers.
- you like quiet, deep performances.
- you like two lonely people becoming family.
Sizin için kötü, eğer
- a story that turns to suffering and grief is too heavy for you tonight.
- you want a warm, uplifting sports film. Frankie and Maggie's story is a sad one.
Konular: dignity · family · loss
Baba II 1974
Film
Genç Vito Corleone, Amerika'ya yeni gelmiştir. 1917 yılında, New York şehri'nin yerel mafyalarından birinin liderini öldürünce saygınlık kazanır ve korkulan biri haline gelir.Bu arada, 50 yıl sonra, Michael Corleone, Washington'da senato komitesine aile işleriyle ilgili ifade vermektedir.1972 yapımı ilk filmin devamı niteliğinde, yine yazar Mario Puzo ve yönetmen Francis Ford Coppola'nın yaratıcı ellerinden çıkmış usta işi bir yapım. Eleştirmenler tarafından, önceki filmden daha başarılı bulunan az sayıdaki devam filminden biri olarak kabul ediliyor.
Baba II filminin yüzleri
- A son ruling the family business
- A young father building it in old New York
- A brother's betrayal
Sizin için iyi, eğer
- you like a long, patient tragedy.
- you like two great performances in two eras.
- you like a dark family saga that offers no comfort.
Sizin için kötü, eğer
- over three hours is too long for one evening.
- you won't read subtitles. Young Vito's story is told almost entirely in Sicilian.
Konular: family · power · loneliness
Forrest Gump 1994
Film
Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.
Forrest Gump filminin yüzleri
- A kind man walking through history
- A love that keeps leaving
- Vietnam, ping-pong and shrimp
Sizin için iyi, eğer
- you like a film that makes you laugh and cry in the same scene.
- you like a hero who is simply good, with no irony.
- you want something warm you can watch again and again.
Sizin için kötü, eğer
- you need a story that could really happen. Forrest is everywhere.
- war, abuse and illness on screen are too much for you tonight.
Konular: destiny · love · innocence · America
Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü 2003
Film
Karanlığın bütün güçleri son savaş için bir araya gelirken Gandalf, Gondor'un yaralı ordusunu toparlamak için hazırlıklara başlar. Theoden, tarihin bu en büyük savaşı için tüm savaşçılarını seferber eder. İçlerinde saklanan Eowyn ve Merry ile birlikte insanlar, tüm cesaretlerine rağmen Gondor'u kuşatan düşmanlar karşısında güçsüzdür. Yine de Yüzük Taşıyıcısı'nın yolculuğunu tamamlaması için hayatlarının en zor savaşında birbirlerine kenetlenirler.
Yüzüklerin Efendisi: Kralın Dönüşü filminin yüzleri
- The biggest battles of the trilogy
- Two hobbits climbing a mountain
- Saying goodbye
Sizin için iyi, eğer
- you want the siege of Minas Tirith and the charge of the Rohirrim on a big screen.
- you like an ending that takes its time to say goodbye.
- you've loved this world and want to see it through.
Sizin için kötü, eğer
- over three hours, with several endings, is too much for you.
- you roll your eyes at big, sincere speeches. Aragorn rallies an army at the Black Gate.
Konular: friendship · sacrifice · home
Can Dostum 1997
Film
Can Dostum’da Will Hunting, toplumdaki genel zeka seviyesinin çok çok üzerinde bir zeka seviyesine sahip, MIT’de temizlikçi olarak çalışan genç bir çocuktur. Temizlik yaptığı bir akşamlardan, bir sınıfın tahtasında yazılı olan bir matematik sorusuna denk gelir. Çözülmesi neredeyse imkânsız olan bu soruyu rahatça çözen Will, sessiz sedasız ortadan kaybolur. Kısa zaman içerisinde soruyu yazan profesör tarafından keşfedilen Will, bu başarıyı diğer sorularda da sürdürecektir. Ancak bir kavga nedeniyle hapis cezasına çarptırılan gencin, bu beladan kurtulabilmek için profesöre ihtiyacı vardır.
Can Dostum filminin yüzleri
- A janitor who's a maths genius
- A therapist who won't give up
- It's not your fault
Sizin için iyi, eğer
- you like a therapy scene that breaks everyone open.
- you like long, honest conversations on a park bench.
- you like a young man scared of his own potential.
Sizin için kötü, eğer
- you want things to happen fast. This is all talking.
- you roll your eyes at heartfelt speeches. Robin Williams gives several.
Konular: fear · friendship · healing
Geçmişin Gölgesinde 1998
Film
Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.
Geçmişin Gölgesinde filminin yüzleri
- A neo-Nazi coming out of prison
- A younger brother following his path
- Black and white memories
Sizin için iyi, eğer
- you like a lead performance that's terrifying and then human.
- you can take a story with no easy comfort.
- you like watching someone try to unlearn hate.
Sizin için kötü, eğer
- one infamous scene of violence is too much for you.
- racism and hate crimes on screen are too heavy for you tonight.
Konular: hate · family · redemption
Akıl Oyunları 2001
Film
John Forbes Nash kazandığı bir bursla Princeton Üniversitesi'nde öğrenim görmeye başlar. Bu süreçte parlak zekasını her daim hissettiren ancak çevresindekilerle uyum sorunu yaşayan dahi Nash, inanılmaz bir teoriyi ortaya sürüp kanıtlama aşamasına kadar gelir. Böylece matematik çevrelerince ününü yayan dahi adam zamanla şizofreni belirtileriyle mücadele etmeye başlar. Nash artık kendi kurgusal gerçekliklerinden oluşturduğu dünyasıyla asıl gerçekleri ayırt edemeyecek bir aşamaya gelir.
Akıl Oyunları filminin yüzleri
- A maths genius at Princeton
- Codes only he can see
- A wife who stays
Sizin için iyi, eğer
- you like a brilliant, fragile lead.
- you like a love story that survives illness.
- you like a film that makes you doubt what you saw.
Sizin için kötü, eğer
- you can't watch mental illness up close. The film stays with Nash through the worst of it.
- you roll your eyes at sincere speeches. The Nobel speech to his wife goes all in.
Konular: genius · illness · love
Gizli Dünya 2015
Film
Jack ile annesi, 5 yıl boyunca tek odada hayatlarını sürdürmek zorunda kalmıştır. Hiç dışarı çıkamadıkları için, 5 yaşındaki Jack bütün hayatı bu odadan ibaret sanmaktadır. Fakat günün birinde kurtuldukları zaman, küçük Jack’in keşifleri oldukça sarsıcı olacaktır.
Gizli Dünya filminin yüzleri
- A mother and son in one small room
- The world outside, seen for the first time
- A plan to escape
Sizin için iyi, eğer
- you like a story of love that survives the worst.
- you like a child actor you'll never forget.
- you like an escape scene that stops your heart.
Sizin için kötü, eğer
- captivity and abuse, even mostly unseen, are too much for you.
- you need momentum. After the escape, the film slows down to watch them heal.
Konular: motherhood · freedom · resilience
Can Dostum 2011
Film
Zengin bir iş adamı ve aristokrat olan Philippe, yamaç paraşütü yaparken geçirdiği kaza sonrası felç olur ve boynundan aşağısını kullanamaz hale gelir. Driss ise hapishaneden henüz yeni çıkmış bir işsizdir. Philippe 7 gün 24 saat boyunca bakımını üstlenmesi için Driss'i evine yatılı yardımcı olarak alınca ikisinin de dünyası değişecektir. Normal şartlar altında hiçbir zaman yan yana gelmeyecek bu ikili iyisiyle kötüsüyle hayatın tadını beraber çıkarmaya başlarlar.
Can Dostum filminin yüzleri
- A rich man who can't move
- A carer from the suburbs
- A friendship nobody expected
Sizin için iyi, eğer
- you like a comedy where two opposite men tease each other.
- you like a feel-good film that also moves you.
- you like a true story, with the real Philippe and Abdel shown at the end.
Sizin için kötü, eğer
- you won't read subtitles. It's in French, though a dubbed version exists.
- you can't laugh at jokes about a man who can't move.
Konular: friendship · disability · class
Breaking Bad 2008
Dizi
A high school chemistry teacher diagnosed with lung cancer starts making meth with a former student to pay for his family's future.
Breaking Bad filminin yüzleri
- Sıradan bir adamın yavaş yozlaşması
- Bir iş olarak suç
- Kontrolden çıkan kötü bir karar
- Çöl, gerilim, uzun sessizlikler
Sizin için iyi, eğer
- you like rooting for someone you know you shouldn't.
- you like tension that builds for a whole episode before it breaks.
- you watch for how people change more than for what happens.
Sizin için kötü, eğer
- graphic violence ruins a show for you. Some scenes are hard to unsee.
- TV is how you unwind. This one keeps you tense.
- five seasons is more than you want to start.
Konular: pride · family · power · consequences
Umudunu Kaybetme 2006
Film
Umudunu Kaybetme’de, Chris Gardner iki yakasını bir araya getirmeye çalışan bir aile babasıdır. Ailesini ayakta tutmak için cesurca çabalamasına rağmen beş yaşındaki oğlu Christopher’ın annesi, maddi zorlukların yarattığı sürekli baskı altında direncini kaybetmek üzeredir. Artık dayanamayacağını anlayınca istemeye istemeye evi terk eder. Artık bekar bir baba olan Chris, yılmadan, bildiği tüm satış becerilerini kullanarak daha iyi kazandıran bir işin peşine düşer. Prestijli bir borsa şirketinde stajyerlik bulur ve ücret almasa da programın sonunda iş ve parlak bir gelecek elde edeceğini umarak kabul eder. Parasal güvencesi olmayan Chris ve oğlu, kısa süre sonra oturdukları daireden çıkartılırlar ve düşkünler evi, otobüs durağı, tuvalet; geceyi geçirmek için bulabildikleri her yerde kalırlar.
Umudunu Kaybetme filminin yüzleri
- A father and son with nowhere to sleep
- An unpaid internship
- A Rubik's cube in a taxi
Sizin için iyi, eğer
- you like a story of struggle with a moving end.
- you like a real father and son on screen together.
- you like a sincere story about never giving up.
Sizin için kötü, eğer
- homelessness with a child is too hard for you tonight.
- you want to laugh with Will Smith. Here he plays it straight, down to a night in a subway bathroom.
Konular: perseverance · fatherhood · poverty
Truman Show 1998
Film
Truman küçük kasabasının aslında, yenilikçi bir yapımcı/yönetmen/ yazar (Ed Harris) tarafından kurulan devasa bir stüdyo olduğunun farkında değildir. Kasabada yaşayan herkes, hatta çok sevdiği güzel karısı bile sözleşmeli bir Hollywood oyuncusudur.
Truman Show filminin yüzleri
- A man whose whole life is a TV show
- A town full of actors
- A boat sailing to the edge of the sky
Sizin için iyi, eğer
- you like the creeping feeling that the world is fake.
- you like laughing at ads slipped into a man's life.
- you like a hero who wants something real, whatever the cost.
Sizin için kötü, eğer
- you need the premise to hold up. A whole town has been a TV set for thirty years.
- you want to find out the secret along with Truman. You know it from the opening credits.
Konular: freedom · reality · media